BENDEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BENDEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2009 Çarşamba

EKSİK


Masallarda çiftler asik olurlar, evlenirler ve yasamlarinin sonuna kadar mutlu yasarlar. Bunlara masal denmesinin nedeni de budur zaten...




Sofradan eksilen tabak, tabaktan eksilen lokmadan daha önemlidir.




SOFRANIZDAKİ TABAKLARIN, GÜLEN SURATLARIN HİÇ EKSİLMEMESİ DİLEĞİMLE...

.

28 Nisan 2009 Salı

GÖZÜNDE BÜYÜTMEK ve GÖZÜNDE KÜÇÜLMEK

Hani demişler ya GÖZÜNDE BÜYÜTMEK... Gerçekten de bir insan gereksiz yere gözümüzde büyüyebiliyor... Büyümek derken deyimden bahsetmiyorum, değer verdiğin insan daha bir heybetli, daha bir iri duruyor insanın gözünde, geniş, hele hele öyle uzun görüyorsun ki onu...
Bir de yaşananlar doğrultusunda o insandan soğur, saygını sevgini yitirirsen birde bakıyorsun ki o heybetli o iri insan küçülüvermiş gözünde, deyim olarak değil cidden görünüm olarak küçülmüş.. Ufak tefek, minyon tipli biri oluvermiş.
Ben son zamana kadar bu "Gözünde Büyütmek" ve "Gözünde Küçülmek" kavramlarını deyim zannederdim . Tabi ki deyim belki ama durduk yerde de çıkarmamışlar bu deyimi, dayanağı var yani...
O heybetli, asil görünümlü insan birden küçük, ufak bir sürüngen gibi nasıl görünür şaşıyorum:)
Sizde hiç böyle birşey yaşadınız mı yoksa bana özel bir saçmalık mı bu merak ettim valla.. Normal olan mı bu, yoksa ben öfkemden anormalleştim mi merak ettim, yazarsanız sevinirim, çünkü şoklardayım....

15 Nisan 2009 Çarşamba

NİSAN

Bugün hüzün var, havadan mıdır, bana mı özel bilmiyorum. Nisan en sevdiğim aydır. Çünkü her Nisan 1 yaş daha gençleşirim ben:) Her nisan önce kayısı çiçekleri açar, bütün sokaklar çiçek dolar, üzerlerinde arılar, doğa canlanır. Peşinden armut çiçekleri açar, daha iri, daha beyaz , laleler çıkar soğanlarından, sümbüller gülümser bana, toprak uyanır, sevgi uyanır.
Bu bahar yine uyandı herşey ama bir eksikle, ben uyanamadım, Nisan geldi diyemedim, "Ohhhh Beeee" çekemedim" ...

Çiçekler olanca gücüyle açmakta, sevgili Funda hala uyumakta:)

Bir yumruk var boğazımda , yutkundukça daha da büyüyen, bir tortu var kalbimde, siyah simsiyah her yer... Bulutlanmış alt beynim, üst beynim yönetmekte reflekslerimi....

Oysa ben alt beynimle görürdüm çiçeklerimi her Nisanda , hep kalbimle koklardım onları, şimdi uyanamadı kalbim, beynimse sadece nefes almak komutunu veriyor bünyeme...
Başka da bir numaram yok yani:)

Çiçekler solacak, yaz gelecek ve ben bu gidişle bu Nisanda 1 yaş gençleşemeyeceğim, 10 yaş yaşlanacağım...

"Canlanmalısın" diyorum Funda, nefesini derince alıp koşmalısın papatyalara, kalkıyorum ayağa, ama omuzlarımda bir ton yük, yıkılıveriyorum olduğum yere...

Papatyalar orda, bense burda.....

Olsun da Olsun:)

Gülen insanlar olsun, oynayan çocuklar olsun,
Kahkahalar, yeni heyecanlar, bebekler, düğünler, eğlenceler ve tatlı süprizler olsun...
Tatlılar olsun, tiramisu, profiterol, elmalı kekler, şekerli kahveler...
Buluşmak için telefonlaşmalar olsun..
Buluşmalar olsun, kavuşmalar olsun..
Gözyaşları hüzünden seğil sevinçten olsun..
Çiçekler olsun, kelebekler olsun,
olsunda kelebeklerin ömrü 1 gün olmasın...
Kayıplar,depremler, afetler olmasın.
Ölüm olmasın herşeyden önce, kayıplar olmasın...
Kırgınlıklar, anlaşmazlıklar, ayrılıklar, yalanlar olmasın.
"biz" olsun; "ben" olmasın...
Mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın...
Çikolata kilosuz ve parasız olsun:)
Kellerin saçı çıksın...
Göbek, göbek atmak için olsun.
Kolesterol olmasın.
Bir kere söylensin ve yeter olsun.
En önemlisi sevgi olsun...
Aşkolsun...
Daha n'olsun.. ??

11 Mart 2009 Çarşamba

FUNDA ŞİİRLERİ 8

Gece çöküyor üzerime
Karanlıklar içindeyim
Bir çocuğun diretmişliğiyle inat
Bir aşığın sevecenliğiyle suskun
Bir nehrin akıcılığıyla coşkun
Kuşların gidişine
Sevginin susuşuna bakıyorum
Evet gece....
Bende senin gibi güneşi bekliyorum

9 Mart 2009 Pazartesi

FUNDA ŞİİRLERİ 7

bütün sözler yazılmış sevda üstüne,
aşk adına bütün şiirler söylenmiş.
ne zaman aklıma bir cümle gelse,
ya Orhan Veli’den tanıdık,
ya Ümit Yaşar dan aşina,
kolay değil yaşamak geceyi
bu karanlıkta, yanında bir dost olmadan.
kolay değil geçirmek bu yalnızlığı,
bir sevgiliye el uzatmadan.
hep gece var dizelerimde ve hep karanlıklar,
bir güneşe özlem var içimde söyleyemediğim.
bir sıcaklık belki istediğim
ve aşkla ışıldayan bir çift göz, beklediğim.
beni bu havalar mahvetti diyemem,
sadece baharda da aşık olmam,
ama yalanda değil
her nisanda bir yaş daha gençleştiğim...

5 Mart 2009 Perşembe

FUNDA ŞİİRLERİ 6



al sana kocaman bir ben...
sığdır onu yüreğinin
lime lime olmuş köşelerine,
işte veriyorum istediğini,
sana her şey olan bir beni.
al onu götür sonsuzluğa
götür üzüntünün olmadığı
dağların doruklarına.
ve deniz diplerindeki
yalnızlığımı al,
bin bir umutla doldur yüreğimi,
günahlarıma günahlar ekle,
korkularıma korkular.
sana bir benle
koskoca mutluluklar....

2 Mart 2009 Pazartesi

FUNDA ŞİİRLERİ 5

güneş çekerken ışıklarını birer birer
soğuk ve ıssızlardayım bu akşam şafağında...
ezilip incinen yüreğim suskun
ve ellerim uzanmakta göz kırpan yıldızlara.
bir sesi özlüyor ruhum,
var olduğunu bilmediği.
bu gün, vefasızlığın doruğunda
ellerim boş,ellerim sitemli,ellerim dualarda.
hasret sana yüreğim, bir umutla.
ne olur sadece bir sen beni yıkma.
bak hava ne sıcak,
insanlar mutlu akşam karanlığında
oysa ben üşüyorum ruhum hasret sıcaklığına.
bir akşam üstü,
ellerimden uçup giderken mutluluğum
güneşin son ışıklarıyla,
hiç karanlık olmasa derim,
yakalamak için mutluluğu.
bırak batsın güneş
ben bu akşam mutluyum derim.
ama uzansam güneşe,
erişemediğim mutluluğa uzansam bir kere
belkide vazgeçerim!

27 Şubat 2009 Cuma

FUNDA ŞİİRLERİ 4

güneş girmesin penceremden,
dostlar çalmasın evimin kapısını,
gülümsemesin sabah bana.
ben böyle yaşıyorum
karanlık ve yalnızlıkta.
karanlıkta her şeyi istediğin gibi görürsün
ve yalnızlıkta kimsenin seni üzme ihtimali yoktur.
karanlıkta
gözlerin kamaşmaz ışıktan,
ve yalnızken konuşursun aynalarla.
karanlık ve yalnızlık....
ama
illaki de çiçek açmalı balkonumdaki sardunya,
ben ona günaydın demeliyim
ve
o sardunya solmalı
ben ona hoşçakal demeliyim
bir nehir akmalı
bir yağmur yağmalı
yağmur nehri coşturmalı...
karanlık ve yalnızlık seçimim,
ama illaki çiçek açmalı,
illaki nehir coşmalı.

26 Şubat 2009 Perşembe

FUNDA ŞİİRLERİ 3

karanlığı bölerken güneşin yaldızı
ve açılırken birer birer
sokağa bakan pencereler,
bir yalnızlık çöker yüreğime.
bir kuş öter dalında ağacın,
dostluk türküsünü söylerken yüreğim,
uzaklarda birini düşler.
hiç gelmemiştir,
hiç görmemiştir yüzünü bu sokaklar
ve
yürek hiç unutmamıştır onu
bilir bir gün geleceğini
ve yüreğine katıksız, hesapsız dostluğunu sunacağını
sadece bekler...

25 Şubat 2009 Çarşamba

FUNDA ŞİİRLERİ 2

Bir sabah açtığında kapını
Kırmızı bir gül bulacaksın birtanem
Kapının koluna iliştirilmiş
Tutmazsan düşecek , eğreti
Benim sevgim gibi..
Bülbülün uğruna yandığı
Aşkına ağıtlar yaktığı
Kanını akıttığı
O kırmızı gülü..
Onu kokla birtanem
Kokum onda saklı
Yüreğimin onda goncası..
Güle verdim mutluluğumu
Melankoli bende kaldı
Tebessümü ekledim taç yapraklarına
Hüzün yüreğimde kaldı
Mutluluğumu sundum onunla sana
Ve gülü bıraktım kucağına
Sevdam onda saklı

22 Şubat 2009 Pazar

GERÇEK DOST

Geçen bir yazıya rastladım ve gerçekten çok anlamlı buldum, paylaşmak istedim sizlerle; şiir Can Yücel'e aitmiş,

Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...
Ve devamında da bir yazı var (asıl etkilendiğim can alıcı noktası);
Gözler arasındaki ilişkiyi biliyor musun? Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar. Buna rağmen asla birbirlerini görmezler. Arkadaşlık bunun gibi olmalı. Arkadaşsız hayat cehennem gibidir.Senin en iyi arkadaşın kim?
Düşündürdü beni, benim en iyi arkadaşım kim? Ya sizin en iyi arkadaşınız kim? Ya da gerçek dost varmı? Koşulsuz, hesapsız, gerçek dost? Ya da aslında en önemlisi: Kaç kişi benim için "Funda, benim gerçek dostum" diyordur... Bunla ilgili bir yazım daha var, hazır olunca gelecek, birde video...

18 Şubat 2009 Çarşamba

SANMAKİ DERT SADECE SENDE VAR..SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR..




'















Demek ki neymiş : Derdimi dinledim, derdimden iğrendim... Onun derdini gördüm, derdime imrendim....

Gitmeseydin......


Tek tek dökülüyor yapraklar, şimdi de Gazanfer Özcan'ımızı kaybettik. Kalbimde birşeyler acıdı ve sanki dünya biraz daha eksildi, varken kıymet bilemediklerimiz yokluklarıyla bizi cezalandırıken, bıraktıkları hatıralara ve anılarımızdan gelip geçenlere daldım gittim. Nur içinde yat Gazanfer Özcan.....

12 Şubat 2009 Perşembe

FUNDA ŞİİRLERİ 1


Güneşi yaşatamaya çalışan gece aralanmaya başlamıştı
O gecede sokaklar ıssız, sokaklar kimsesizdi,
Gözlerimde bir sen vardın,

Birde denizin köpük izleri
Kulaklarımda bir sesin vardı,

Merhaba diyen,

Birde dalgaların çığlıkları
Dar naftalin kokulu sokaklar bitmek üzereydi,
Sensiz geçen soğuk geceleri

Sensizliğe inat sildim anılarımdan.
Avuçlarımda kalmış bir kaç kelime sözlerinde takılı kaldı gözlerim
Ve sensizliğe alışamamanın getirdiği o kimsesizlik,
Nedensiz niçinsiz gidişinin gölgesindeyim

Hala nefes nefese.
Yoksun ya gecelerimde,
İşte böyle ıssız bu şehir,
İşte böyle kimsesiz bu sokaklar...

Kah bir adım önde,
Kah bir adım arkasındayım sensizliğin
Ve senliliği kaybedişimin tam ortasındayım...

"HERŞEY BİTTİ" ANLARI


Bazen ağır geliyor yaşamak, bazen herşey anlamsız, bazen heryer karanlık.... Bitmeyen özlemler, tükenmeyen tükenmişliklerle sürüklenip duruyoruz şu koca ama hiç dünyada... Zaman akıp giderken hiç geçmez sanıyoruz yıllar, oysa yıllar koştururken dolu dizgin, geriye sadece göz kenarlarımızdaki kırışıklıklar ve kalbimizdeki zedelenmeler kalıyor.

Her yaşanan fırtına bir çentik atıyor yüreğimize, farketmesekte ne kadar acıdığını, anlamasakta o anki hasarı ,yıllar geçtikçe birleşiyor çentikler ve kocaman bir yara oluyor kalp. Acıyor, acıyor, acıyor....

İnsanlar umarsızca harcıyor verdiğin hakları, insanlar hor kullanıyor sunduğun sevgiyi ve bitiriyorlar içindeki sevinçleri. Birde bakıyorsun ki geriye sadece gözpınarlarında akmaya hazır bekleyen bir damla yaştan başka birşey kalmamış...

Ayakta kalmaya çalıştıkça biri mutlaka çelme takıyor, ayakta kalmaya çalışsanda sırtını verdiğin destek aniden çekilip seni yanlız bırakıyor ve sen yuvarlanıyorsun boşluğa... Yuvarlanıyorsun, yuvarlanıyorsun, yuvarlanıyorsun....Sonra tekrar doğrulmaya çalışıyorsun, başka avuntularla, başka desteklerle, başka ellerde... Ta ki yine desteksiz kalana kadar, ta ki tekrar yuvarlanana kadar...

Bitmiyor dibe vurmalar, bitmiyor "artık herşey bitti" düşüncelerin, hep yeniden hep yeniden kalkıyorsun ayağa, "güçlü olmalıyım" diye.İnciniyorsun ,kalkıyorsun tekrar "ben onları seviyorum , olsun" diye.Kırılıyorsun, kalkıyorsun tekrar "tamir olurum yeter ki başkaları kırılmasın" diye.
Bitmiyor dibe vurmalar, kimse gelipte yanına "ben varım" demiyor, herşey bitti anlarında yanında gerçekten kimse olmuyor, olanlarda bir şekilde seni suçluyor, bakıyorsun ki destek yerine suçu sana yıkmışlar, tabii bir suç varsa ortada... İstediğin sadece biraz başının okşanmasıdır oysa... İstediğin birilerinin "ben yanındayım" demesidir, istediğin sadece koşulsuz güvendir, ama hakimler oturur koltuğa " sen bunları yapıyorsun o yüzden oluyor, ben sana demedimmi , senden kaynaklanıyor" sözleri sıralanmaya başlar. Oysa sadece susup başının okşanmasıdır o andaki ihtiyacın ve " üzülme ne olursa olsun ben varım" kelimelerini duymaktır. Sakinlik, sıcaklık, güven istersin sadece sessizlik ve güven,ama olmaz, herkes yargılamak zorundadır ve konuşur konuşur konuşur...

Önemsemezsin bunları, herkes iyi olsun da sen hırpalansan da önemsemezsin. Gün gelir biriken bu çentikler eskisinden daha güçlü çıkar karşına ve kendini güçsüz hissedersin, taaaa ki tekrar "ayağa kalkmalıyım, ben güçlüyüm" psikolojisini kazanana kadar... Hayat işte böyle sürüp gider ve döner durur sana aldırış etmeden bu koskocaman ama hiç dünya....
BEN!